Yıllardır o diyarda yaşadım. Komşularımız vardı. Mezhebi farklı, konuşması farklıydı. Fırınımız aynı; okuduğumuz sıra birdi. Dinlediğimiz öğretmen bize yabancı değildi. Ayakkabımız lastikti. Üzerimizde montumuz olmasa da biz yine de mutluyduk. Ama biz hiç bir zaman birbirimizin hanımına, kızına yan gözle bakmadık. Biz, çalışkandık; onlarda öyle idi. Genel olarak Urfa'dan, Suruç'tan, Siverek'ten gelmişlerdi. Kürt olmaları, hanımlarının kıyafetlerinin farklı olmaları çokta mesele değildi. Şehrimize gelen çalışıyorlardı. Bazıları at arabası çalıştırırken, bazıları da üç tekerlekli arabaları ile seyar satıcılık yapıyorlardı. Aradan geçen bir kısa zaman içinde ev sahibi olup, farklı iş yapanlar, fırın açanlar, ticaret işine girenler artıyordu. Biz alışverişi onlardan yapıyor. Onlarda bizden.
Kendi aralarında konuştukları farklı dilden gocunmuyorduk. Onlar ya da biz diye bir derdimiz zaten hiç yoktu.
Ne zaman ki bir fitne çıktı, biz parçalandık. Yıl 1977 idi. Adlarını bilmem ne ...cu koyan bir grup türemişti. Özgürlük diyorlardı, okulumuza silah sıkıyor. Özgürlük diyorlardı, sınıflarda ders işletmiyorlardı. Birbirimize soru işaretli bakmaya başlamıştık. Özgür olacak kimdi? Neyimiz eksikti?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder